Bugun...

CHP’li Eren Erdem : Türkiye Katar’ın kara parası ile kalkınamaz.

 Tarih: 20-07-2017 12:05:55
“Parlamentonun toplumun yararına değer üretmek gibi bir vazifesi var
CHP’li Eren Erdem : Türkiye Katar’ın kara parası ile kalkınamaz.

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, “Genç nüfusun çok ciddi rakamlarda olduğu bir ülkeyiz . Bizim, gençleri kanalize etmemiz gereken nokta alternatif enerji devrimidir, teknolojidir, yazılım teknolojisidir. endüstriyel devrimi, sanayi devrimini gerçekleştirecek treni çoktan kaçırdık. Bizim "Endüstri 4.0" diye bugün tanımlanan yazılım ve teknoloji eksenli bu yeni süreci yakalamamız gerekiyor” dedi. CHP gurubu adına TBMM ‘ne yazılım ve akternatif enerji teknolojisnin araştırılması için bir komisyon kurulmasını öneren Erdem, verdiği araştırma önergesi ile konuyu TBMM gündemine taşıyarak, Türkiye Katar şeyhlerşnin kara paralarını aklandığı bir kalkınma modeli ilebir yere gidemez. Dünyada oluşan yeni kuşak altarnetif enerji ile yalında ortadoğunun arap şeyhleri petrolü satacak ülke bulamayacaklar Katar şeyhlerine sırtımızı yaslayarak var olacağımız inancını sürdürürsek sonumuz felakettir. ifadelerini kullandı

 

Eren Erdem, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi;

 

 

“Parlamentonun toplumun yararına değer üretmek gibi bir vazifesi var

 

Parlamentonun gündemi sürekli olarak OHAL ve OHAL'in sonuçları üzerinden şekillendiği için gerçek gündemi yakalamakta zorlanabiliyoruz. Bu Parlamentonun toplumun yararına değer üretmek gibi bir vazifesi var, bunu da tekrar hatırlatmak isterim. 
    Türkiye şu anda kendi sanayi devrimini gerçekleştirememiş, montaj sanayi üzerine tabiri caizse ekonomisini alternatif enerji devriminin gerçekleşmesiyle birlikte tedavülden kalkacak petrol şeyhlerinin kasasındaki kara paralarla ikame eden bir yarı sömürge ülke hâline getirilmiştir. Şimdi, bu sürecin, bu realitenin çıkış yolu yazılım teknolojisidir, alternatif enerji devrimidir ve organik tarım faaliyetleridir. Bunu yapmak için ya da bunları hayata geçirebilmek için çok ciddi bir vizyona ihtiyaç vardır.

 

"Bu bilimle falan kafanızı çok yormayın."anlayışından vazgeçmek gerekir

 

Başta "Bu bilimle falan kafanızı çok yormayın." diyen bir siyasi lisandan bu meseleye eğilmeyi bir amaç edinme durumuna geçiş yapmak gerekir. Şimdi, bazı rakamlardan bahsedeceğim durumun vahametini görme açısından. Örneğin bugün politikasını hepimizin eleştirdiği İsrail Devleti'nin AR-GE'ye ayırdığı bütçe yüzde 4,5, İsveç'in yüzde 3,74, Amerika'nın 3, Japonya'nın 3,4, bizim 0,95 yani biz arkadaşlar AR-GE'ye yılda 8 milyar bütçe ayırıyoruz. Bunun yüzde 21'i savunmaya gidiyor, yüzde 10'u endüstriyel üretim ve teknolojiye gidiyor, yüzde 10'u eğitime gidiyor, yüzde 6'sı ulaşıma gidiyor

 

76 Milyon abone var, ancak cep telefonu yapamıyoruz.
Türkiye'de GSM abone sayısı 76 milyon fakat bizim bir yerli telefonumuz ve yazılımımız yok. Teknoparklar açılmış ama bu alanda şirketler teşvik edilmediği için teknoparklar,  katma değeri yüksek bir üretim yapmıyor. Tam tersine, durumumuz ne? Arabanın dışını yapmışız ama motorunu yapmayı unutmuşuz, araba yerinde duruyor, gitmiyor.

 

Peki, Ülke nereye gidecek ? Zannediyorsunuz ki bu çok güvendiğimiz Katar şeyhleri petrol satarak kara parasını burada aklamaya devam edecek ve böylece bu işi götüreceksiniz, yanlış arkadaşlar.

 

Teknoloji "tweet" atmaktan ibaret değildir.
  Bakın, alternatif enerji devrimi nedir? İngiltere'de  solar evler var, bu ev kendi enerjisini kendi üretiyor. Bu devrim, şu anda, dünyada tabiri caizse bütün ülkelerin gündeminde. Bizim gündemimizde ne var? TÜBİTAK'ın başına hayvanat bahçesi müdürü koyacağız, efendim, bizim teknoloji "tweet" atmaktan ibaret olacak. , Japonya'da doğal afeti enerjiye çeviren bir tasarım yapıldı. Deprem enerjiye dönüştürülüyor, aynı zamanda doğal afet bir kazanıma yol açmış oluyor. Türkiye'de doğal afet olunca ne oluyor? Aksaray'daki vatandaş Aksaray'ı yüzerek geçmek durumunda kalıyor., İşte, biz yağmurun, çamurun felakete dönüştüğü bir ülke pozisyonundayız. Neden bu alanda yatırım yok, bu alanda teşvik yok, bu alana eğilecek bir vizyon yok.

 

 

Silivri Belediyesi örnek bir çalışma yapmış
    İstanbul'da Silivri Belediyemiz destinasyon projesi yapmış , çiçek ekstraktlarını yani çiçek özlerini bir şekilde çıkartarak, bunun üretimini yaparak, o çiçek özlerini, bitki özlerini değerli arkadaşlar, bir şekilde üreticiden tüketiciye erişmesini sağlıyor. Buradaki verimlilik ne? Bir ton buğday, hasat alan çiftçi yerine, bir ton çiçek üreten çiftçinin oradan çıkarttığı özütle beraber kazancı neredeyse 20 kat, 10 kat fazla olma imkânıyla yarışıyor. Bunu yapmak için ne gerekiyor değerli arkadaşlar? Kindar nesil yetiştiren değil; bilimsel, ilerici, aydınlanmanın yaratmış olduğu bütün koşulları kavrayan nesilleri inşa edecek bir eğitim entegrasyonuna ihtiyacımız var .    

 

 

Gelişmiş ülkelerde Teknoloji, bizde OHAL kuyrukları var.

 

Şimdi, bakın, bizde aynı zamanda kuyruklar var arkadaşlar. Bu gördüğünüz OHAL mağdurlarının kuyruğu; girmişler, OHAL Komisyonunun önünde mağduriyetlerini aktarmak için kuyruğa girmişler. Dünyada arkadaşlar, daha çok teknoparklarda ve teknoloji çalıştaylarında biz kuyrukların olduğunu görüyoruz.
    Aynı şekilde, bakın, bizim memlekette yağmur yağdığı zaman, işte, Aksaray'da vatandaş yüzerek geçiyor, yukarıda gördüğünüz örnek, yağmur sularının aynı zamanda yer altında birikerek bir yenilenebilir ve doğal enerji üretimine yol açacak bir kaynağa dönüşmesini sağlayan bir yer altı çalışması arkadaşlar. Bu, bizde yok, bizde yok, bizde hiçbir şekilde böyle bir çalışma yok, özellikle de kentlerde yok.

 

Dünyada akademislenler yapay zeka ile uğraşırken , bizde polis jopundan kurtulmak için uğraşıyorlar.
Bakın, şunu da söyleyelim. Dünyada, biliyorsunuz, yapay kalp üretilmiş, efendim, yapay zekâ tartışması artık çok farklı bir noktaya gelmiş, bizim akademisyenlerimiz cezaevinde, yahut da polis copuyla ağzı burnu kırılır bir şekilde. Arkadaşlar, dünyada bütün akademisyenler ciddi devlet teşvikleriyle önemli çalışmalar yapıyorlar. 

 

Türkiye Gençlerini Alternatif Enerji devrimine yönlendirmek zorundadır
    Şimdi, , bakınız, ben birkaç rakamdan daha bahsedeceğim ve toparlayacağım. TV izleme sıralamasında arkadaşlar Türkiye 330 saatle 1'inci sırada. Yani, biz 330 saat televizyon izliyormuşuz, çok ciddi bir rakam, aynı zamanda bu, dünyada da 1'inci sıraya çıkmamıza yol açmış ama buna karşı bizim yerli bir televizyon markamız bile yok. Bütçelendirme -plan bütçe geldiği zaman yine aynı tartışmalar olacak ama- bizim bahsettiğimiz AR-GE yatırımlarına bütçe ayırmayışımızdan kaynaklı olarak geldiğimiz vahim durumu bir rakamla size göstermek istiyorum:

 

Applein 2017 piyasa değeri 800 milyar dolar

Applein 2017 piyasa değeri 800 milyar dolar .Bu Applein telefonları hepinizin cebinde var. Türkiye Cumhuriyeti'nin 2017 bütçemiz 651 milyar TL. Bakın, genç kuşağın çok yoğun olduğu, yaygın olduğu, genç nüfusun çok ciddi rakamlarda olduğu bir ülkeyiz biz. Bizim, gençleri kanalize etmemiz gereken nokta alternatif enerji devrimidir, teknolojidir, yazılım teknolojisidir. Biz burada artık endüstriyel devrimi, sanayi devrimini gerçekleştirecek treni çoktan kaçırdık. Bizim "Endüstri 4.0" diye bugün tanımlanan yazılım ve teknoloji eksenli bu yeni süreci yakalamamız gerekiyor. Bu konuda Parlamentoda mutlaka ve mutlaka bir çalışma yapmak durumundayız. Aksi takdirde, arkadaşlar, bunu yakalayamazsak çok güvendiğiniz Katar petrol şeyhlerinin bütün sermayesi yakın bir tarihte dünya alternatif enerji kaynaklarına yönelimini tamamladığında darmadağın olacak, Arap coğrafyasında petrol şeyhlerinin hükümdarlığı sona erecek, iş buraya doğru gidiyor değerli arkadaşlar. 

 

Hindistan’ın başardığını, bizde başarabiliriz
    Bakın, bugün Hindistan... Şimdi diyeceksiniz ki "Hindistan'ın kişi başına düşen millî geliri ne? 1 milyar insan var dolayısıyla kişi başına düşen millî gelir çok belirgin bir noktada değil." ama Hindistan'ın yazılım sektöründe şu anda dünyada başı çeken ülkelerden biri olduğunu biliyoruz. Nasıl yaptılar? Tam da bunu bir vizyon belgesiyle ortaya koyarak, bunu çok kararlı bir şeklide sürdürerek yaptılar. Arkadaşlar, bu bizim kalkınmamızın tek yolu. Bunu yakalamazsak, bunu yapmazsak, boş işlerle uğraşmaya devam edersek ve aynı zamanda Katar şeyhlerine sırtımızı yaslayarak var olacağımız inancını sürdürürsek sonumuz felakettir, önümüzde dev bir uçurum vardır. Dünyayı yakalamak durumundayız. Bunun için güçlü bir vizyona ihtiyacımız var değerli arkadaşlar.

 

Sanayi devrimini kaçıran Türkiye yazılım devrimini yapmak zorundadır.
    Şimdi, son bir nokta daha söyleyeceğim. Bu, özellikle önerdiğim bir akademisyendir. Profesör Doktor Özgür Demirtaş AR-GE teşvikleri üzerine yaptığı bir mülakatta, röportajda Türkiye'nin bu treni çoktan kaçırdığını yani Sanayi Devrimi trenini çoktan kaçırdığını, yazılım sektöründe Türkiye'nin çok sayıda imkâna sahip olduğunu ama bu alanda Hükûmetin hiçbir teşvikte bulunmadığını belirgin bir şekilde söylüyor. 
 Rica ediyoruz, gelin, araştıralım, bu konuyla ilgili bir komisyon kuralım, hep beraber bu alanda bir çalışma yapalım. Bu bizim, hepimizin menfaatinedir, Türkiye'nin çıkarları içindir. “

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  HABER ARA
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  ANKET Tüm Anketler
2019'da Tayyip Erdoğan'ın Karşısına Cumhurbaşkanı Adayı Olarak Kim Çıkmalı?
Bu anket'e Üye Girişi yaparak oy kullanabilirsiniz.
  HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
  GAZETE MANŞETLERİ
YUKARI